
Gökyüzünü maviye boyadım;
Gri akmasın diye
Çaldılar hürriyetini kuşların;
Yüreklere umutsuzluk damıtıldı
Gözlerimize postal vurgunları ..!
Vurdular isyanımızı
Direnen duruşlarımızda edilgenlik
Adanmışlığımız pragmatizme güdümlü ..!
Bir yenilgi düştü siluetimize
Zihinler modernizme med- cezir
Yürekler parasal
Maviliğinde uyanacaksın inancın
Mavi mutmainliğinde…
Yüreğinin devrim sancısında
Teslimiyettin İslam’ında…
Ensarullah KAYA

Bir garip başladı masalım
Bir serçe yüreği gibi korkusuzca
Ötelere koşan küheylanlar gibi titrek
Maviye akan martı gibi özgür…
Bir muştu düştü gönlüme
Bir lale gibi asi
Sılaya dönen sevgili gibi özlemvari
Sevgiliye bestelenmiş gözler gibi divane
Bir mehtap akşamına gülşen düştü
Hayatıma bir aşk düştü.
Gönlüme bir bad-ı saba
Hayatıma yar düştü...
Ensarullah Kaya

"sana döndümse şimdi ben, bütün eski sevgilerimi yığarak döndüm.
yaşayamadıklarım yaşayabildiklerimden daha çok ve daha layıksa özlenmeye,
sesim seninle daha gür, şarkılarım daha özgürse,bilki;
yaşayamadıklarımızı yaşanabilir kılmak için savaşmak,
seninle bir menekşeyi koklayıp soldurmaktan daha güzeldir…
isterdim öğrenmesin ta doğacak oğlum bile sana nasıl yandığımı.
ben tırnağımla koparırken ta göğsümdeki kermeleri,
doğacak çocuğuma emanet olsun öfkem, kılıcım ve heyecanım
ve yüreğim soğusun diye sevgilim yüzüne bakıp susacağım.
başını bağlayıp düş ardıma, sevgilim düş ardıma
seninle bir adım daha yaklaştım, daha yaklaştım muradıma…
ve ben diplomalarımı yırttımsa, bunun üstüne kılıcımı kınından sıyırdımsa
kalleşliği bir hamlede yere vurdumsa
savur gülüşlerini ne duruyorsun, konuş dillerin olayım,
ağla dua et,çünkü hıncımda tazedir sevincimde
çünkü tek sevda var şimdi içimde ''kavgamız'' ve saflarımızda senin yerin…"
Murat Kapkıner
Yeni Bir Sayfadan Sana Bakmak...


Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım
Her gelişin bir taze haberdi, unutmadım
Aşktı alıp verilen, altın bir vakitti yaşadığımız
Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki, unutmadım
Can oynardı evlerde, yollarda, meydanlarda
Can alınıp can verilirdi, hiç unutmadım
Sen uyurdun, uykun bir tepeden seyredilen uçsuz bir vadi
Kıyısından seyredilen bir denizdi sanki, unutmadım
Ah sevgili! hayat görünürdü kapından bir çırpınış yüreklerimizde
Sen evinden çıktığında güneşler doğardı içimizde, unutmadım
Toprağa düşen tohum, onda gizlenen renk, şekil, koku
Senin için biçimlenirdi, renklenirdi, kokardı senin için, unutmadım
Ebedi masum çocuklar zamanın solmayan çiçekleri
İstemişlerdi de ezan okumuştu Bilal bir sabah, unutmadım
O dirildi, o dirildi diye birden çalkalanan sokaklar
Ölüm ki sonsuza açılan bir kapıydı, hiç unutmadım
Ey aşk, ey dirilik soluğu, ey evrenin hareket kaynağı,
Nasıl unuturum, nasıl unuturum, hiç unutmadım!..
Erdem Beyazıd